on soruda mobil iletişim - internet ve teknolojiler Webmaster bilgi bankası, knowledge base Webmaster Araçları

AnaSayfa > internet ve teknolojiler > on soruda mobil iletişim
Kategori: internet ve teknolojiler
Gönderen: Admin
Tarih: 2008-10-19
Puan: 0   Puan:0 | Katılımcı:0 | Katılımcı : 0
Okunma: 2800
  
 
1 puan 2 puan 3 puan 4 puan 5 puan 6 puan 7 puan 8 puan 9 puan 10 puan

Her yerden ve her zaman ulaşılabilir olmak. Mobil iletişim çağında teknoloji sınır
tanımıyor. Mobil iletişimin geleceğinde GPRS ve UMTS öne çıkıyor.


Mobil iletişim nedir?
Mobil haberleşme cep telefonlarıyla kurulan iletişimdir. Bunun için gereken alt yapı
ise, yeterli sayıda baz istasyonunun oluşturduğu telsiz ağıdır. Bu istasyonlar alıcı
ve verici görevi üstlenirler: Gelen konuşmaları mobil telefona gönderir, oradan geri
gönderilen cevaplarıysa telsiz ağına geri gönderirler. Mobil telefonların kapsama
alanı birkaç kilometre ile sınırlı olduğundan alanı genişletebilm ek için pek çok
baz istasyonuna ihtiyaç vardır.
İlk mobil telsiz ağları (A,B ve C ağı) analogdu. Ancak analog sinyalleri göndermek
ve almak oldukça zahmetli olduğundan bu dönemin telefonları ağır ve kullanışsızdı.
Bu nedenle ilk önce araba telefonları kullanılmaya başlandı.
D ve E ağları ile mobil telefonları küçülmeye başladı ve bugünkü cep boyutuna
ulaştı. Dijital teknolojisine geçiş de mobil ağların kullanım alanını genişletti.
Sadece telefon kullanımı değil, veri transferi de arttı.

Günümüzde hangi mobil telsizi standartları kullanılıyor?
Dünya çapında yaygınlaşmış olan mobil telsiz standardı GSM’dir (Global System for
Mobile Communication). GSM iki frekans bandı ile çalışır: konuşmaların cep
telefonları üzerinden baz istasyonlarına taşındığı 890-915 megahertz’lik alt bant ve
935-960 megahertz’lik karşı yön için kullanılan üst bant.
Her frekans bandında 124 kanal vardır. Her kanal aynı zamanda maksimum 8 kanal
taşıyabilir. Bir baz istasyonunun eş zamanlı olarak taşıyabildiği maksimum konuşma
sayısı yaklaşık 1000.

Ayrıca bazı ağlarda DCS standardı (Digital Cellular System) kullanılıyor. DCS, GSM
ile aynı prensipte çalışır, ancak frekans bandı 1.8 Gigahertz’tir.
Verilerin transfer edilmesinde GSM ve DCS maksimum 9.6 kilobit/ saniye taşıma
kapasiteli farklı veri kanalları kullanıyorlar. Bir kilobit 1024 bit’e karşılık
gelir.

WAP interneti gerçekten mobilleştiriyor mu?
Günümüzde mobil telsiz haberleşmesi ağırlıklı olarak telefon etmek için
kullanılıyor. Ama giderek artan bir ilgi verilerin de taşınabilmesi üzerinde
yoğunlaşıyor. Verilerin tanışabilmesi imkanı, özellikle iş dünyasındaki insanların
ilgisini çekiyor: Örneğin, yoldayken cep telefonu üzerinden müşteri veri bankasına
erişebiliyor olma fikri gibi...
İnterneti mobilleştirebilmek için WAP (Wireless Application Protocol) geliştirildi.
WAP cep telefonları mobil telsiz ağı üzerinden Internet’e girerler. Üzerlerinde
bulunan browser aracılığıyla özel WAP formatında tasarlanmış Internet sayfalarına
girerler. WAP sayfaları küçük bir ekranda görüntülenecek şekilde oluşturulmuştur.
GSM’in sınırlandırdığı 9.6 kilobit/saniye’lik veri oranı mobil internetin borsa kuru
veya yol planları gibi metin haberlerini çağırmayı engelliyor. Ayrıca bağlantı
fiyatları normal internetin yaklaşık 10 katı kadar pahalı.

SMS nasıl çalışıyor?
Cep telefonlarıyla mobil telsiz ağı üzerinden kısa mesajlar (Short Messages/SMS
olarak bilinir) göndermek de veri transferlerinin diğer bir çeşididir. Burada
maksimum 160 işaretten oluşan metin karakterleri kullanılır.
Telefon görüşmesinden farklı olarak kısa mesajda alıcı ve gönderen arasında bağlantı
kurulmaz. SMS’ler bir merkeze (SMSC, Short Message Service Center) gönderilir ve cep
telefonu alıcısı telefonunu açtığında ulaştırılır. Service Center’ların veri
havuzunda boğulmaması için her SMS’in belli bir kullanım süresi vardır: Mesaj belli
bir tarihe kadar alınmazsa silinir.

UMTS geleceğin mobil telsiz standardı mı?
Günümüz mobil telsiz standartlarının takipçisi UMTS (Universal Mobile
Telecommunicatons System) olacak gibi görünüyor. Mesela Alman hükümeti bunun
gerçekleşmesi için her biri 5 megahertz’lik kapasitede on iki frekans bloğu
oluşturarak yaklaşık 100 milyar mark harcadı.
Bu transfer teknolojisi sayesinde GSM ve DCS’ten farklı olarak her frekans bandı
daha fazla katılımcı destekliyor Ağın yetersiz kalması durumu gelecekte daha az
karşılaşılan bir durum olacak.

Ancak UMTS’in asıl avantajı, oldukça yüksek veri oranı. Bu teorik olarak saniyede 2
megabit, pratikte ise 384 kilobit. Bu rakam GSM’den 40 kat, ISDN bağlantısındansa 6
kat daha fazla.

UMTS ile hangi uygulamalar çalışır?
UMTS’nin yüksek veri oranı sayesinde geleceğin mobil cihazları çok farklı
uygulamaları destekleyecek. Saf cep telefonları dönemi bununla kapanıyor. Yüksek
veri oranının en büyük avantajı resim ve sesleri gerçek zamanlı (real time) yani
hiçbir zaman gecikmesi olmadan taşıyabilmesi. Geleceğin cep telefonu kesinlikle
konuşmacıların birbirlerini görebildikleri görüntülü telefon olacak.

İş dünyasına olan yansıması ise video konferans şeklinde olacak. Yüksek veri taşıma
oranı UMTS kullanıcısına internet erişimini de sağlayacak -WAP’takinden farklı
olarak metin ve multimedia içeriklerinin kullanılabilmesi.

UMTS standardı ne zaman kullanılmaya başlanacak?
UMTS’nin popüler olmasına rağmen hala geleceğe ait. Hiç kimse yaygın UMTS telsiz
ağının ve ilk cihazların ne zaman hazır olacağını bilmiyor. En iyi tahminlere göre
bu çalışma temposuyla gerekli altyapının %25’i 2003’te tamamlanacak ve 2005 sonunda
ise yarısı tamamlanmış olacak.
Bu yatırımları destekleyen pek çok firma 2002 sonuna kadar ilk UMTS cihazlarının
piyasaya çıkmasını ve ağın en azından pilot bölgeler için hazır olmasını
bekliyorlar.

Geleceğin cep telefonları neye benziyor?
Günümüzde UMTS cihazlarının tasarımları mevcut, üreticiler henüz prototiplerini
duyurmadılar. Eğer bu vizyon gerçeğe dönüşürse cep telefonu Personal Communicator
(kişisel iletişimci) olacak. Bu palmtop benzeri UMTS mobil telsiz parçası ekli
bilgisayar benzeri bir cihaz.

Bu cihazların basit telefondan evrensel multimedia bilgisayarına kadar pek çok
çeşidi geliştirilecek, ancak hepsinin ortak özelliği gömlek ceplerine sığacak
olması. Görüntülü telefonların üzerlerine monte edilmiş bir kamera olacak. Cihazın
kullanımı birkaç tuşla halledilecek, çünkü asıl amaç cihazı konuşarak yönlendirmek.
Metin girebilmek için küçük bir kalemle cihazın ekranı üzerine yazmak yeterli
olacak.

GPRS kısaltması ne anlama gelir?
Telsiz ağ kurulumunun yüksek maliyeti yüzünden UMTS’nin kapsama alanı planlanmadı.
Ancak birkaç alternatif mobil telsiz tekniği var. GPRS de bu tekniklerden biri.
GPRS “General Packet Radio Service”in kısaltmasıdır ve GSM ağını kullanır, ancak
verileri paket olarak bir veya daha fazla kanal üzerinden gönderir. Avantajı: Veri
oranı 9.6 kilobit/saniyeden maksimum 160 kilobit/saniyeye çıkar, yani tek bir ISDN
bağlantısından bile 2.5 kat daha fazla. Ayrıca hat kapasitesi veri akışı gerçekten
yapıldığı anda kullanılır. Bu ekonomik kullanım GPRS müşterilerinin bütün gün online
olmasını ancak sadece transfer ettikleri kadar veri için ödeme yapmaları anlamına
gelir.

Cep telefonlarının yaydığı elektro manyetik tehlikeli mi?
Bu konu halen tartışılıyor. Henüz Avrupa çapında sınırlayıcı bir maksimum değer
belirlenmiş değil. Ancak UMTS’in GSM standardından daha tehlikeli olması gibi bir
durum asla yok.
GSM mobil telefonları oldukça yüksek bir gönderme performansına sahip ve o nedenle
yaydığı elektromanyetik de o oranda yüksek. Ancak bugün için elde olan verilere göre
tasalanmaya gerek yok.

Ancak elektronik manyetik yayan cihazların artması bu durumu değiştirir mi, işte bu
bir soru işareti. Risk faktörü olarak radyo ve televizyon vericileri, mikro dalga
fırınlar, mobil telefonlar, uzaktan kumandalar, televizyonlar ve bilgisayar
monitörlerini sayabiliriz.



Yorumlar
Henüz Kimse Yorum Yapmamış, ilk yorumu siz ekleyin!
Yorum Ekleme Aparatı
Yorum Eklemek için lütfen sol menuden giris yapınız..
Toplam 0 yorum listelendi.